The Zoon

Site 1. rengi

Site 2. rengi

Topbar rengi

Menü ikon

Menü hover

Menü arama

Footer rengi

Tasarım

Çocuk İçin Rol Model kimdir?: Ebeveynler mi? Öğretmenler mi?

21.11.2019
113
Çocuk İçin Rol Model kimdir?: Ebeveynler mi? Öğretmenler mi?

İnsanoğlu dünyaya ilk adımını attığı andan itibaren öğrenmeye ve gelişmeye başlar. Ancak açlık insanoğlunun kodlarında olsa gerek ki ilk doğduğu andan itibaren açlığı bilerek doğuyor ve açlığını anlatmak ve aç karnını doyurmak için olanca gücüyle ağlıyor. Zaman geçiyor artık kendine yapılan hareketlerin sevgi mi yoksa kızgınlık mı olduğunu öğreniyor. Zira biri kendine güzel kelimeler söyleyip ve gülümsediği zaman gülerek tepki veriyor, aksi bir durumda ise dudağını büküp ağlıyor. Biraz daha zaman geçtikten sonra her bulduğu nesneyi ağzına götürüp ne olduğunu öğrenmeye çalışıyor. Evet ağzı ve diliyle öğreniyor. Bu örnekleri çoğaltabiliriz. Ancak insanoğlunun öğrenme serüveninin ilk adımları böyle başlıyor.

Bu serüvenin başladığı ilk andan itibaren çocuğun hep yanında olan ve uzunca bir sürede, belki ölene kadar, yanında olmaya devam edecek ana eğitmenleri olacak: anne ve babası. Aslında eğitimin en önemli kısmını verenlerdir anne ve babalar; kişinin toplum içinde nasıl davranacağını, diğer insanlarla nasıl iletişim kuracağını, diğer insanlara ve haklarına karşı nasıl bir tutum içinde olacağını, çevreye ve diğer canlılara nasıl davranacağını, merhameti, saygıyı, sevgiyi, cömertliği, dürüstlüğü, beyefendiliği, hanımefendiliği, kuralları, nezaketi kısacası insan olmayı gerektiren tüm meziyet, duygu ve düşünceleri öğrenir anne ve babadan. Diğer bir değişle temel evde atılır, bina evde dikilir. Artık sıva ve ince işçilikte çevre ve okulda yapılır. Diyeceğimiz o ki anne ve babaya çok iş düşüyor. İlk öğretmenlerimiz anne ve babalarımız harcımızı nasıl kararsa ve temelimizi nasıl inşa edip binayı nasıl dikerse o şekilde hayatımız devam ediyor. Sonrasında artık müdahale etmek o kadarda kolay olmuyor.

Profesyonel mesleği öğretmenlik olanlar ise ailenin inşa etmiş olduğu binanın sıvasını boyasını yapıyorlar artık. Burada belki ilkokul öğretmenlerine biraz daha fazla iş düşüyor ancak benim kişisel düşünceme göre aile kadar çok etkili değildir. Çocuğu büyütenler anne baba olunca çocuk anne ve babanın tüm davranışlarını, düşüncelerini iyi de olsa kötü de olsa örnek alıyor. Konuyu şuraya getireceğim;  öğrencinin her yanlış davranışında toplumun öğretmeni bir linç etme, bir kınama içgüdüsü ya da öğretmene karşı bir ön yargısı bulunmaktadır. Doğru davranış sergileyemeyen öğrenciye hemen “seni yetiştiren öğretmenin Allah cezasını versin” ya da “hay senin öğretmeninin ben..” şeklinde veya benzeri ifadeleri günlük hayatta duymak çok olası bir durumdur Türkiye’de.

Yine Türkiye’de sıklıkla öğretmenin bir rol model olduğu söylenir ve bu yüzden hal ve tavırlarına dikkat etmesinin çok önemli olduğu vurgulanır. Büyük bir içtenlikle bu söyleme de katılmadığımı söylemek zorundayım. Çünkü doğru değil. Bu 30-40 sene önce belki kısmen doğruydu. Zira çocuğun kişilik gelişimini etkileyecek çok fazla unsur yoktu. Ancak şunu unutmamak gerekir ki çocuk mahallesinde kendine selam verip gülümseyen mahallenin delikanlısını bile rol model alabilirdi o dönemlerde. Burada kastettiğimiz şey öğretmen hal ve tavırlarına dikkat etmesin değil. Ama çocukla iletişim içerisinde olan herkes hal ve tavırlarına dikkat etsin. Öğretmenin çocuğun gözü önünde sigara içmesi ne kadar yanlışsa anne ve babanın çocukların yanında sigara içmesi de o kadar yanlıştır.

Bu duruma başımdan geçen bir örneği vermek istiyorum. Fethiye’de çalıştığım dönemde bir gün okula gidiyorum. Her zamanki gibi çocuklar koşarak yanıma geldiler. İçlerinden bir tanesi sakız çiğniyordu ama dehşet bir çiğneme. Ağzı açık bir şekilde çiğneyip şişirip şişirip patlatıyordu. Bende çocuğu yanıma çağırıp, beni çok sevdiğini de bilerek, arslan parçası bak topluluk içerisinde sakız çiğnenmez hele bu şekilde hiç çiğnenmez bu çok yanlış bir davranış dedim. Çocuk bana “hayır öğretmenim yanlış değil, yanlış olsa Adanalı hiç çiğner miydi?” dedi. “Adanalı” o dönemlerde Türkiye’de epey meşhur olan bir televizyon dizisiydi. Bu yaşanmışlık da  göstermektedir ki 90’ların sonlarından itibaren artık çocuk için rol model olabilecek çok fazla unsur vardır. Öğretmen artık bu “rol modellik” de en son sıralardadır.

Okullarda artık hiç bir caydırıcı disiplin cezası bulunmamaktadır. Disiplin cezaları çocuğu caydırmayı bırakın korkutmamaktadır bile. Çocuk bir çok zayıf dersi olduğu halde sınıfını rahatlıkla geçebilmektedir. Kimseye eyvallahı yoktur. Ve en kötüsü yönetmeliklerin ve uygulamaların tamamı ile kendi arkasında olduğunu bilmektedir. Bunlardan dolayı artık öğretmeni pek umursamamaktadır. Çocuklar ve gençler daha pragmatik varlıklardır. Ve öncelikle çıkarını düşünür. Öğretmen ve çocuğun iletişimi ne kadar iyi olursa olsun, öğretmen ne kadar öğrenci merkezli olursa olsun çocuğun kafasındaki not çocuğa verilmemişse dünyanın en kötü öğretmeni haline gelir. Uygulamalar sayesinde artık öğretmen çocuğun örnek aldığı bir birey olmaktan çoktan çıkmıştır. Diğer taraftan öğretmenlik çeşitli uygulamalar ve söylemler sayesinde toplumsal saygınlığını yitirmiştir artık.

Bir de anne babaların çocuklarının fütursuzca yanlış davranmalarını özgüvenmiş gibi tanımlamaları ve çocuğun kendi yanlışlarını özgüven olarak öğrenmesi de artık çocuğun birilerini rol model olarak seçmelerinin önüne geçmiştir. Bu yapılan hataların özgüven olarak algılanması çocukta aynı zamanda kendini beğenmişlik ve kendini üstün görmeyi de beraberinde getirmiştir. Çocuk artık kimseleri kolay beğenmemektedir. Bu da artık öğretmenin bir rol model olamayacağının göstergesidir.

Sonuç olarak öğretmenler çocuk yetiştirmiyordu sadece çocuğun yetişmesinde anne babaya yardımcı oluyordu bir zamanlar. Ancak artık bu durum tamamı ile ortadan kalktı. Öğretmenler çok fazla etkili değiller çocuk üzerinde artık. Örnek vermek gerekirse en azından bir “Kurtlar Vadisi”, “Stranger Things”  ya da “The Walking Dead” – örnekler çoğaltılabilir- gibi diziler kadar etkili değiller. Bu yüzden kimse öğretmeni suçlamasın çocuk yetiştirme ve eğitme konusunda. Önce anneler ve babalar çocuklarına karşı sorumluluklarını yerine getirmelidir. Sonra bu anne ve babalar çocuğu olumsuz etkileyen unsurları ortadan kaldırmalıdır. Görsel medyada bu olumsuzlukları epey sayıda bulmak çok kolaydır. Bunları hallettikten sonra öğretmenin dersini işleyeceği ve çocuklara örnek olabileceği manevi ve maddi ortamı sağlamaya kalıyor iş. Tabi bu ebeveynlerin işi değil. Eğer bunlara rağmen öğretmen çocuğa kötü örnek oluyorsa onu hemen görevinden alın.

 

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.