The Zoon

Site 1. rengi

Site 2. rengi

Topbar rengi

Menü ikon

Menü hover

Menü arama

Footer rengi

Tasarım

Soğuk Savaşa Yol Açan Gelişmeler

17.11.2019
63
Soğuk Savaşa Yol Açan Gelişmeler

Soğuk Savaş’ın ortaya çıkmasını tetikleyen birçok gelişme vardır bunlardan biri de ABD ve Sovyetler arasındaki bariz ideoloji farklılığı idi.  ABD Sovyet Rusya’nın komünist ideolojisini asla hoş görmüyordu. Diğer taraftan Sovyet Rusya da ABD’nin Avrupa üzerindeki baskın etkisini kabul etmiyordu. Diğer bir deyişle Sovyet Rusya komünizmi yaymaya çalışırken ABD kapitalizmi savunuyordu[1].

İkinci Dünya Savaşında Almanya ortak düşmanına karşı aynı saflarda birlikte tavır sergilerken kurulan olumlu diyaloğa rağmen aslında 1917 Bolşevik Devriminden sonra ABD Sovyet Rusya’ya karşı hep düşmanca düşünceler ve tavırlar sergilemiştir. Rusya ise ABD’yi kendi rejimlerini yok etmeye çalışan kapitalist dünyanın elebaşı olarak görüyordu. ABD, Sovyetlerin silah gücünden değil Marksist-Leninist mesajın Avrupa’da ve ABD’de ezilen işçi sınıfı tetikleyip çıkabilecek ayaklanmalardan çekiniyordu[2].

Yukarıda da ifade edildiği gibi Bolşevik Devriminden sonra ABD ve Sovyetlerin arası Soğuk Savaştan çok önce gerilmişti. ABD Sovyetler Birliğini hala resmi bir şekilde egemen bir devlet olarak tanımamıştı. Buda iki ülke arasında ki rekabeti ve gerilimi artırıyordu. ABD nihayet 1933 yılında Sovyetleri resmi olarak tanımıştır.[3] Adolf Hitler yönetimindeki Almanya 1941’de SSCB’ye saldırmıştır. Bundan dolayı Almanya- ABD ilişkileri en düşük seviyeye gelmiştir. Ayrıca Hitler Japonya’nın Pearl Harbor saldırısından (7.12.1941) dört gün sonra (11.12.1941) savaş ilan etmiştir. Sonuç olarak da bu durum ABD ve SSCB’ni tabii müttefikler haline getirmiştir.[4]

ABD, Almanya’yı ve Japonya’yı durdurabilmek için Sovyetlerin desteğine ihtiyaç duymuş, Sovyetlere karşı düşmanlığını bir tarafa bırakmış ve Sovyetlerle müttefik olmuştu. II. Dünya Savaşına Almanya karşısında birlikte girmişlerdi. Almanya teslim olmuş, savaş bitmişti. Batı Avrupa İngiliz ve Amerikalıların denetimine girmişti. Savaştan sonra Avrupa’da büyük bir yoksulluk ve bitmişlik hâkimdi. ABD’nin yardımları Batı Avrupa’yı ancak ayakta tutabiliyordu. Tüm bu olumsuzluklar komünist partilerin güçlenmesine sebep oluyordu. Birçok Avrupalı, komünizmi kurtarıcı ve komünist liderleri de kahraman olarak görüyordu[5].

Doğu Avrupa’da da durum çok farklı değildi. Doğu Avrupa halkları, Kızıl Orduyu bir kurtarıcı olarak görüyordu. Bu durumda Doğu Avrupa ülkelerinde komünizmin yayılmasına ve komünist partilerin oy oranlarının artmasına sebep olmuştu. Ayrıca Sovyetler açısından bakıldığında son otuz yılda Almanya Doğu Avrupa üzerinden Rusya’ya iki kez saldırmıştı. Ayrıca Batılı Devletlerin bir kısmı Rus iç savaşını ateşlendirip askeri müdahalede bulunmuşlar ve aynı zamanda Rusya’ya karşı dostça olmayan politikalar izlemişlerdi.

Sovyetler artık Doğu Avrupa’nın kendine karşı gelişmelerde kullanılmasını istemiyordu. Kısacası Doğu Avrupa, Sovyetlerin güvenliği için önemliydi ve Sovyetler bu bölgede kendi güdümünde komünist hükümetler oluşturuyorlardı[6]. Komünizmi seçmiş olan ülkeler artık Sovyetlerden yönetiliyordu ve bu ülkeler Churchill’in deyimiyle “Demir Perde Gerisi” ülkelerdi. Bu ülkeler artık Doğu Bloku’nu oluşturuyordu[7]. Doğal olarak bu ülkelerin dışında kalan daha demokratik ülkeler de Batı Bloku’nu oluşturmuştur.

Ayrıca Almanya’nın yenilmesinden sonra Sovyet Rusya’nın komünist ideolojiyi Polonya, Macaristan, Bulgaristan ve Romanya’ya uygulamak istemesinden sonra ABD ve İngiltere artık Sovyet Rusya’ya şüpheyle bakmaya başlamışlardır[8]. Bu durumun diğer Avrupa ülkelerine özellikle Batı Avrupa ülkelerine yayılmasını ABD ve İngiltere istemiyordu. Diğer yandan ABD Başkanı Theodore Roosevelt’in ölümü ve Harry Truman’ın başkan olmasıyla ABD dış politikasında da bazı değişiklikler olmuştur. Harry Truman’ın dış politika konusunda bilgisinin olmayışı çevresindekilerden etkilenmesini kolaylaştırmıştır. Truman’ın çevresindeki danışmanları çoğunlukla Rus karşıtı kişilerdi ve Truman’ın kendisi de Hitler ve Stalin’i aynı kefeye koymuş ve bu iki liderin birbirlerinden farkı olmadığını söylemiştir[9]. Ayrıca geçmişte Sovyetler ve ABD arasında ilişkilerin iyileşmesinde belirgin rol oynamış olan kredi ve yardımların Truman tarafından kesilmesi de ABD ve Sovyetler arasında bir gerilime yol açmıştır[10].

Paris Antlaşması, 29 Temmuz – 15 Ekim 1946 tarihleri arasında 21 ülkenin katıldığı konferansların sonucunda 10 Şubat 1947’de imzalanmıştır. Antlaşma ile mevcut uluslararası düzen kapitalist ve komünist şeklinde ikiye ayrılmıştır.            ABD ve etrafındaki ülkeler statükoyu temsil ediyor; Sovyetler ve etrafındaki ülkeler ise statüko karşıtlığını temsil ediyorlardı[11]. Bir başka ifade ile ABD ve etrafındakiler kapitalizmi, Sovyetler ve etrafındaki ülkelerde komünizmi temsil ediyorlardı.

Almanya’nın Yalta ve Potsdam konferanslarında müttefikler tarafından dört işgal bölgesine ayrılmış olması ise bir başka sorundu. Sovyetler kendi bölümünde toprakları parçalamaya ve endüstriyi de devletleştirmeye başlamıştı. ABD’nin amacı ise liberal ekonomiye dayalı bir federasyon kurmaktı. Taraflar arasında artan güvensizlik tarafların Almanya’nın diğer gücün tarafına geçtiği takdirde dünya güç dengesini bozacağını düşünüyorlardı. Nihai çözüm Almanya’nın ikiye bölünmesiyle geldi[12].

Bu gelişmeler Soğuk Savaşın başlamasında önemli rol oynamıştır. Tarafların birbirlerine olan güvensizlikleri tabii ki en büyük sebeplerden biri olmuştur. Tamamen ideolojik çatışmalara dayanan Soğuk Savaş daha sonra bir güç yarışına dönmüş ve kırk küsur yıl devam etmiştir.

 

[1] İnternet: Essay on the Cold War: Its Origin, Causes and Phases. Web: http://www.historydiscussion.net/essay/essay-on-the-cold-war-its-origin-causes-and-phases/1905 10 Aralık 2015’te alınmıştır.

[2] McMahon, R., (2013). Soğuk Savaş. (Çev. S., Gül). Ankara: Dost Kitabevi. (Eserin orijinali 2003’de yayımlandı), 29-30

[3] İnternet: Causes of The Cold War. Web: https://cliojournal.wikispaces.com/file/view/Egan+The+Causes+of+the+Cold+War.pdf  11 Aralık 2015’te alınmıştır.

[4] Erkan, A., (2010). “Amerika Birleşik Devletleri ve Sovyetler Birliği Arasındaki Soğuk Savaş Yıllarında Amerikan Dış Politikası”. Sosyal Bilimler, 8 (1), 185

[5] Akalın, C., (2003). Soğuk Savaş ABD ve Türkiye-1. (Birinci Baskı). İstanbul: Kaynak Yayınları, 81

[6] Sander, O. (2010). Siyasi Tarih 1918-1994. (On dokuzuncu Baskı). Ankara: İmge Kitabevi Yayınları, 234-236

[7] Uçarol, R., (2013). Siyasi Tarih 1789-2012. (Dokuzuncu Baskı). İstanbul: Der Yayınları, 925

[8] İnternet: Essay on the Cold War: Its Origin, Causes and Phases. Web: http://www.historydiscussion.net/essay/essay-on-the-cold-war-its-origin-causes-and-phases/1905 10 Aralık 2015’te alınmıştır.

[9] Akalın, 2003, 69-78

[10] Akalın, 2003, 89

[11] Sander, 2010, 230

[12] Sander, 2010, 251

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.