The Zoon

Site 1. rengi

Site 2. rengi

Topbar rengi

Menü ikon

Menü hover

Menü arama

Footer rengi

Tasarım

Türk – Amerikan İlişkilerinin Tarihi

Türk – Amerikan İlişkilerinin Tarihi

Türk-Amerikan ilişkileri yaklaşık 200 yıl önce Osmanlı dönemindeki ticari faaliyetler ve misyonerlik çalışmaları ile başlamıştır. Ancak stratejik anlamdaki ilişkiler 20. yüzyılın ikinci yarısından sonra başlamıştır. ABD 1820’lerde Ortadoğu bölgesine misyoner göndermeye başlamış ve 1830’larda Sivas, Erzurum, Harput, Bağdat gibi şehirlerde konsolosluklar açmaya başlamıştır.[1] Bu iki ülkeyi bugünkü anlamda bir araya getiren ise SSCB’nin Türkiye’den toprak ve üs gibi taleplerde bulunmasıdır[2].

ABD, SSCB’nin hızla yayıldığını ve bunun bir tehdit oluşturduğunu kabul etmesinden sonra SSCB’yi kuşatma politikası kapsamında Türkiye, ABD için önemli bir jeopolitik unsur olmuştur[3]. 5 Nisan 1946’da Türkiye’nin Washington Büyükelçisinin cenazesini İstanbul’a getiren Amerikan savaş gemisi Missouri, iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişmesinin ve ABD’nin SSCB’ye karşı Türkiye’nin yanında yer alacağının sembolü olmuştur [4].

Aslında ABD’nin Türkiye’ye olan ilgisi tabi ki jeopolitik kaygılardan ve Sovyetlerin Doğu Akdeniz’e ve Ortadoğu’ya yayılmasını istememesinden kaynaklanmıştır. Çünkü uygulayacağı çevreleme politikasında Türkiye çok önemli bir yer teşkil etmiş ve iki ülkeyi birbirine yakınlaştırmıştır. Bu yakınlaşma ABD Senatosunun 1947’de Truman Doktrininin bir parçası olarak Türkiye’ye yapılacak askeri ve ekonomik yardımın onaylanması ile pekişmiştir. Daha sonrasında Türkiye Kore Savaşına ABD’nin yanında girmiştir. Türkiye’nin ABD’nin yanında savaşa girmesi, ABD liderliğindeki Birleşmiş Milletler güçleri arasında yer alması, Türkiye ile ABD’yi daha da yakınlaştırmıştır. Bu yakınlaşma sonucunda ise ABD Türkiye’nin NATO’ya giriş çabalarında destek olmuştur[5].

1950’ler ABD ve Türkiye açısından sorunsuz, problemsiz bir şekilde geçmiş ise de 1960’ların başında ABD ve SSCB arasındaki yumuşama döneminde Türk-Amerikan ilişkilerinin boyutları sorgulanır hale gelmiştir. İlerleyen bölümlerde detaylı olarak ele alınacak olan 1960 Mayıs’ında Türkiye İncirlik Üssünden havalanan U-2 casus uçağı Sovyetler tarafından kendi toprakları üzerinde düşürülmüş ve bir krize yol açmıştır. Ayrıca Jüpiter ve Küba krizleri de Türkiye’nin ABD’ye olan güvenini sarsan ilk olaylar olarak öne çıkmıştır[6]. “1971’de ABD’nin yoğun baskıları sonucunda tarımsal afyon ekiminin yasaklanması bu dönemde Türkiye’de, ABD’ye olan bağımlılığın çok ciddi bir biçimde eleştirilmesine neden olmuştur”[7].

1963-1964 Kıbrıs krizindeki Johnson Mektubu ve 1974’teki Kıbrıs çıkarması sonucunda ABD senatosunun 5 Şubat 1975 tarihinde Türkiye’ye uyguladığı silah ambargosu iki ülke arasında 1980’lerin başlarına kadar süren soğuk ilişkilere sebep olmuştur[8].

ABD ile SSCB arasındaki ilişkilerin iyileşmeye başladığı dönemde Türkiye’nin önem kaybettiği düşünülse de 1979’da SSCB’nin Afganistan’a girmesi ve İran devriminin ardından Türkiye bölgede ABD açısından tekrar önem kazanmıştır[9]. 1980’li yıllarda Türk ve ABD hükümetleri arasındaki ilişkiler gayet olumlu bir duruma gelmiştir. Her ne kadar Kıbrıs, Ermeni sorunu, Türkiye’ye ve Yunanistan’a verilen yardımlar konusunda pürüzler olduysa da bunlar iki ülke arasındaki ilişkileri olumsuz etkilememiştir[10]. 1991 yılında I. Körfez Savaşında ABD’ye verilen desteği Başkan George H. W. Bush “minnetini ifade etmek için” 1991 Temmuz’unda 32 yıl aradan sonra Türkiye’yi ziyaret eden ilk ABD başkanı olmuştur[11].

11 Eylül sonrası Afganistan’a düzenlenen operasyon da dâhil olmak üzere Türkiye-ABD ilişkileri iyi yönde seyretmeye başlamıştır. Türkiye, ABD’ye her konuda destek vermiş Amerika’nın yanında olduğunu kamuoyuna duyurmuş ve Afganistan’a asker dahi göndermiştir. Lakin bu iyi giden ilişkiler 2003 yılında Irak operasyonu için Türk topraklarının ABD tarafından kullanımına TBMM’nin ret oyu vermesi ile kırılmaya başlamıştır[12].

ABD, Irak’a karşı sürdürülecek savaşa Türkiye’nin desteği olmadan başlamıştır. Bu durum ve daha sonraki gelişmeler Türkiye ve ABD arasındaki sorunların artmasına neden olmuştur. Süleymaniye’de 4 Temmuz 2003’de ABD askerlerinin Türk askerlerinin başlarına çuval geçirerek tutuklaması yeni bir krizi başlatmıştır[13].

ABD Başkanı Barack Obama’nın iş başına gelmesi ile ilişkilerin iyileşmesi sinyalleri verildi. Başkan Obama 6 Nisan 2009 tarihli basın toplantısında Türkiye’yi “Model Ortak” olarak nitelemiştir[14].  Ancak her iki ülkenin İsrail’in politikaları ve İran’ın nükleer çalışmaları konusundaki görüş ayrılıkları Türkiye ve ABD arasındaki ilişkilerin yeniden gerilmesine sebep olmuştur ancak bu ilişkilerin seyrini olumsuz etkilememiştir[15].

Türkiye ve ABD çıkar çatışmaları yaşamış olsalar da aralarında krizler yaşansa da Türkiye ve ABD’nin Orta Asya, Kafkaslar, Büyük Ortadoğu Projesi, Rusya, İran, enerji, Balkanlardaki gelişmeler bakımından ortak çıkarlarıda mevcuttur. Bu yüzden de her iki ülkenin de birbiri kaybetme zenginliği yoktur[16]. Aslında ABD, Türkiye’yi esas olarak İran ve Irak’ı çevreleyecek, Türk-İsrail iş birliğini genişleterek Ortadoğu’daki barış sürecinin desteklenmesini sağlayacak, pazara Orta Asya’nın önemli enerji kaynaklarını getirmekte Rusya ve İran’ı engelleyecek ve ABD’nin diğer bölgesel stratejik çıkarları için bir yardımcı olarak görmektedir[17]. Buna rağmen ABD, Türkiye ile ilişkilerinde çoğu zaman Türkiye’ye bir müttefik gibi davranmamıştır.

 

[1] Simon, R., Tejirian, E. (Ed.) (2004). The Creation of Iraq, 1914-1921. New York: Columbia University Press, 119

[2] Atmaca, A., (2011, Temmuz). “Yeni Dünyada Eski Oyun: Eleştirel Perspektiften Türk-Amerikan İlişkileri”. Ortadoğu Etütleri, 3(1), 164

[3] Bal, İ., (2008). ABD Politikaları ve Türkiye. (Birinci Baskı). Ankara: Lalezar, 10

[4] Yılmaz, Ş., (2006, Mart) “Challenging the Stereotypes: Turkish-American Relations in the Inter-War Era”. Middle Eastern Studies, 42(2), 230.

[5] Bal, 2008, 11

[6] Türkmen, F., (2012). Kırılgan İttifaktan “Model Ortaklığa” Türkiye ABD İlişkileri. (Birinci Baskı). İstanbul: Timaş Yayınları, 95

[7] Atmaca, A., (2011, Temmuz). “Yeni Dünyada Eski Oyun: Eleştirel Perspektiften Türk-Amerikan İlişkileri”. içinde Spain, J., (1975, Yaz) The United States, Turkey and the Poppy. The Middle East Journal, 29(3), 307.

[8] Bal, 2008, 25

[9] Atmaca, 2011, 167

[10] Bal, 2008, 30

[11] Türkmen, 2012, 166

[12] Türkmen, 2012, 174-176

[13] Atmaca, 2011, 177

[14] Türkmen, 2012, 337

[15] Türkmen, 2012, 348

[16] Bal, 2008, 85

[17] Kramer, H. (2000). A Changing Turkey : challenges to Europe and the United States. Washington D.C: The Brookings Institution, 223

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.